UŞAK 15°C
Parçalı Bulutlu
Son Dakika Haberler

” 1 ARALIK DÜNYA AIDS GÜNÜ “post_views_covbs Görüntüleme

kategorisinde, 01 Aralık 2014 - 16:33 tarihinde yayınlandı

indir

“1 ARALIK DÜNYA AIDS GÜNÜ”
HIV (Human ImmunodeficienyVirus) İnsanların bağışıklık (savunma) sistemine yerleşerek, kişilerin hastalıklara karşı savunma gücünü zayıflatan bir virüstür. HIV, dünyada resmi olarak ilk kez 1 Aralık 1981 yılında tanımlandı. 7 yıl sonra yapılan uluslararası bir konferansta ilk teşhis günü olan 1 Aralık, korunmayı ve farkındalığı arttırmak amacıyla “Dünya AIDS Günü” ilan edildi. Dünya AIDS günü HIV’in yayılması ve AIDS hastalığının artışına karşın bilincin yükseltilmesi amacına adanmış bir gündür. 1983 yılında AIDS’e neden olan virüs bulunmuş ve ismi HIV konmuştur.
Türkiye’de ise 1985 yılında ilk HIV vakası açıklandı.O dönemde HIV’i baskılayan tedavilerin olmaması, bilgisizlik, ön yargılar, ihlaller, tecrit ve yalnızlık, bu ilk tanının yaşamını son derece olumsuz etkilemiştir.
Aradan yıllar geçti ve HIV/AIDS Dünya Sağlık Örgütü tarafından ölümcül hastalıklar listesinden çıkartılarak kronik hastalıklar listesine alındı. 1996’dan bu yana mevcut gelişmiş ilaç seçenekleriyle kontrol altında tutulabilir hale gelmiştir. AIDS/HIV ile savaşın ve dayanışmasının simgesi ise kırmızı kurdele olarak kabul edilmiştir.
HIV virüsüne maruz kaldıktan sonra vücut hiçbir belirti göstermeyebilir. Virüsün gelişimi ise kişiden kişiye değişir. Belirtiler birkaç aydan 10 yıla kadar görülmeyebilir. Erken teşhis edilip tedavi sureci başlatılmazsa virüs bölünerek çoğalır ve bağışıklık sistemindeki hücrelere bulaşarak enfeksiyonla savaşan CD4+ veya T4 denilen hücreleri öldürür.
HIV Enfeksiyonu Nasıl Bulaşır?
1-HIV enfeksiyonu en sık korunmasız cinsel ilişki ile bulaşır.
2-Virüsü taşıyan kişilerden alınmış kan ve kan ürünlerinin bir başka kişiye verilmesi yolu ile de hastalık bulaşabilmektedir.
3-Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş cerrahi aletler, iğne, enjektör, diş hekimliği aletleri, kesici ve delici aletler, dövme aletleri ve akupunktur iğneleri ile HIV bulaşabilir.
4-HIV virüsü taşıyan anneden bebeğine; hamileliği veya doğumu sırasında ya da emzirme yolu ile de hastalık bulaşabilir.
HIV’ın BULAŞMADIĞI Durumlar:
1.  Dokunmak, tokalaşmak, sarılmak
2.  Gözyaşı, ter, tükürük
3.  Aynı yerde oturmak, aynı havayı solumak
4.  Aynı havuzu, banyoyu, tuvaleti, saunayı, duşu paylaşmak
5.  Giysilerin ortak kullanılması
6.  Tabak, çatal, kaşık, bıçak, bardak paylaşılması
7.  Telefon kulaklığı, kapı tokmağı
8.  Sivrisinek, böcek, arı sokması ile HIV bulaşmamaktadır.
Korunma Yöntemleri
HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve diğer hastalıklarda olduğu gibi korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur.
Cinsel yolla bulaşmaya karşı korunma; En sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla olduğu için bu yolla korunma büyük önem taşımaktadır. Kondom ve doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmaya karşı en güvenli ve basit korunma yoludur..
Kan nakli sırasında, AIDS testi yapılmamış kontrolsüz kan kesinlikle kullanılmamalıdır.Kan ve kan ürünleri ile olan bulaşmaya karşı korunma: 1987 yılından beri de ülkemizde kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir.HIV pozitif kişi, test sonucunu öğrendikten sonra kesinlikle kan bağışlamamalıdır.
Damar içi madde kullanımı alışkanlığının önlenmesi, tedavi edilmesi, ortak enjektör kullanımı risklerinin anlatılması bu grup hastalarda HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, jilet, makas, diş hekimliği aletleri, akupunktur iğneleri kesinlikle kullanılmamalıdır. Tek kullanımlık araç-gereçler yeniden kullanılmamalı, kullanılan aletler kesinlikle dezenfekte ya da sterilize edilmelidir.
Vücudunuzdaki açık yaralar, vücuda virüsün girişini engellemek için bantla kapalı tutulmalıdır.
İstatistiklere göre, enfekte olanların yarısından çoğu hastalığı korunmasız cinsel ilişki yoluyla, başlıca Heteroseksüel ilişkiden almıştır.Ülkemizde enfeksiyondan en fazla etkilenen nüfus 25-49 yaş grubudur. Metropol iller ile turistik illerde daha fazla vaka görülmekle birlikte, vakalar hemen bütün illerimizde mevcuttur.

YORUM YAZ



BENZER HABERLER