UŞAK 26°C
Az Bulutlu
Son Dakika Haberler

ALMANYA’DA TÜRK OLMAK9122 Görüntüleme

kategorisinde, 28 Nisan 2020 - 12:04 tarihinde yayınlandı

ALMANYA’DA TÜRK OLMAK

“Almanlar bizi kıskaniyyeah” diye dalga geçen ezik Türklerden, Ali’siz Aleviler’den, Almanın köpeği Haustürken’lerden, Erdoğan düşmanlığından kriz geçiren sahte kemalistler’den, Tunceli’ye Dersim diyen çok okumuş Ateist’lerden bahsetmiyorum.

Baya bildiğin 100 sene’de geçse “yurdum” diyen vatan sevdalılarından bahsediyorum.

Vatan sevdalısı olmak için Türkiye’de doğman bile gerekmiyor. Doğduğun gün memleketten gelen salça, tarhana, tereyağı ile hazırlanan çorbayı içecek, yaşadığın küçük bir kasabanın her cuma camisine gidecek, tesbih çeken dedeleri izleyecek, kahvehane’de büyüklerin vatan kokulu hikayelerini dinleyecek, yoğun hazırlanmış törkiş düğünlere giderek müstakbel eşini beğeneceksin.

Herkes her yerde TÜRK olabilir. “Ben Türküm” diyen herkes Türktür. Biz Türklerde bundan dolayı faşistlik, ayrımcılık, ötekileştirme veya bölgesel milliyetçilik yoktur. Siz hiç SÜNNİLİĞİMLE GURUR DUYUYORUM diyen birini duydunuzmu? Ama Ali’siz Alevilerde bunu duymanız gayet normaldir. Siz hiç “Manisa’lı olmak ayrıcalıktır” diye duydunuzmu? Ama “dersimli olmak yüceliktir” diyen çok olur.

Biz Türk toplumunun çok uluslu ve istisnai karakteri, Türkiye’nin egemenliğinin, katı milliyetçilik göstermeksizin evrenselleşmesini kolaylaştırdı. Örneğin almanyanın küresel üstünlük arama çabaları kaçınılmaz olarak diğerlerince milli bir egemenliğin dayatılma girişimi olarak algılanacaktır. Yalın bir ifadeyle, herkes bir Türk olabilir, fakat yalnızca bir alman , Alman olabilir. Bu da özünde ulusal olan her türlü küresel egemenliğin yoluna ek ve önemli bir engel koymaktadır.

Kısacası nerede doğduğunuz değil nereye ait oldugunuzu bilmeniz önemlidir. Hiç bir zaman bir Alman gurbetçileri kabul etmeyecektir. İstisna kesinlikle yoktur. İstisnaya inanan ya Haustürken’dir, yada pembe dünyasında kabul gördüğüne inanan garibim çirkin ördektir. Almanın bir gülümsemesine bile aşık olanların varlığını bilen biri olarak ciğerini tanıdığım Almanın atacağı her hamleyi tahmin edebilme özelliğine sahibim.

“ALMANLAR BiZi KISKANIYYEAH!!”

Bu muhabbeti yapan ezik türklerin varlığını hepimiz bilmekteyiz. Şimdi size kısaca bir yaşam öyküsünü anlatacağım .

Yıllardan 80’ler. Almanya’nın klasik, yeşillik içinde, sokakları temiz şirin bir kasabası. İki komşu. Biri Alman Hanspeter. Bildiğin Hitler ruh’lu. Selam bile vermeyen. Genelde ya kapı deliğinden, yada perde arkasından bakan mutsuz, umutsuz, yalnız bir Hanspeter.

Diğer komşu bir Türk. 1.5 odalı ev’de 3 yetişkin 5 çocuk toplam 8 kişi yaşamaktalar. Cıvıl cıvıllar. Ev’de tek kelime Almanca konuşulmamasına rağmen o çocuklar Gymnasium denilen ileri zekalı ve akıllı Almanların okullarında okumaktalar. Tek destekleyici ve itekleyici unsur “gızım bah baaah.. okumazsan bizim gibi zabaaa gadar çalışırsun”. Bu kadar.

Gel zaman git zaman. Türk Aile babası ile Hanspeter aynı fabrika’da çalışmaktalar. Her ikisinin kazancı aynıdır. 2500 mark civarı. Bir gün Türk kardeşimiz iş yerinden izin ister. Kimseye haber vermez. Dosdoğru Banka’ya gider. Bankacının karşısına oturur. Almancası yoktur. “Ih ayne dayne zayne kredi nehmen” der.
Yani türkcesi “beyefendi ben Hüsamettin. Bankanızdan kredi talebinde bulunmak için yuksek makamınıza başvurmak için geldim” .
Hiç bir teminatı yoktur. “Businessplan” henuz icat edilmemiştir. Kısa ve öz “sen bana pere vecenmi vemecenmi” der. 150.000 Mark ister.
Bankacı; hanım ve çalışan oğlun kefil olur’mu diye sorar. Türk ailelerindeki birlik ve beraberlik aşkından dolayı bu soruya “evet” cevabını alır.

Bizim Hüsamettin altına iki adet Taksi çeker. Kullanılmış ama çalışır halde. Taksi ehliyeti yoktur. Yanına iki kişi alır. İlk önce 2 Taksi ile başlayan Hüsamettin 10 yıl içinde 60 taksi’ye ve ortalama 100’e yakın çalışan’a ulaşır.

Hüsamettin 1.5 odalı ev’den çoktan çıkmıştır. Yaşadığı o şirin kasabayı terk etmez. O kasabanın camisini büyütürler. Bir dernek kurarlar. Haftalık toplantılar ve sivil toplum işlerinin öncüsü olurlar.

Kızı Avukat, bir oğlu mühendis, diğer oğlu Doktor olmuştur Hüsamettinin.

Gel zaman git zaman. Sordum soruşturdum. Alman Hanspeter yaşlılar evinde yaşıyormuş. Geleni gideni yokmuş. Karısı sanırım 70 yaşında delirmiş. Çocuklarından bir daha haber alınamamış.

Alman bizi Kıskaniyyeah…..

EVET kıskanıyor. Çünkü sen farklısın çünkü sen Anadolu’nun bir parçasısın, çünkü sen topraksın, fidansın, Çınarsın… sen Türkoğlu

Türksün

Alman senin farklılığını kıskanıyor.

Hayırlısı

Kardeşiniz Yavuz

YORUM YAZ



BENZER HABERLER