UŞAK 19°C
Sağanak Yağışlı
Son Dakika Haberler
  • 16:48

Batı’nın Türkiye’ye ayar verme seçenekleripost_views_couxc Görüntüleme

kategorisinde, 11 Ekim 2014 - 0:18 tarihinde yayınlandı

Batı’nın Türkiye’ye ayar verme seçenekleri üzerine :

A-) ”Türkiye’de basın özgürlüğü yok”

‘’ A ‘’ diyerek başladım çünkü önümüzdeki haftalarda B,C,D,E diye gidecek, birçok konuda Batı’nın Türkiye’ye ayar verme çalışmalarını konu almaya devam edeceğim. Basın özgürlüğü konusunda dünyada yayınlanan son rapor Washington merkezli sivil toplum kuruluşu olan Freedom Hause raporu.Raporda Türkiye Dünya’da ” kısmen özgür ” statüsünden, ” özgür değil ” statüsüne, sıralamada ise 120’ncilikten 134’üncülüğe geriledi.Bu gerilemenin sebebi olarak da en çok göze çarpan konu Gezi parkı protestolarını takip eden gazetecilerin güvenlik güçleri tarafından hedef alınması. İnsan merak ediyor tabii en özgür ülkeler hangileri diye.Tahmin ediyorsunuz ama yine de yazalım : Amerika, İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya, Avusturalya ve Avrupa ülkelerinin neredeyse tamamı. Uganda, Kenya,Tanzanya, Bengladeş ise basın özgürlüğünde Türkiye’yi geçen ülkeler. Özgür olmayan yani Türkiye ile aynı kategoride olan ülkeler ise K.Kore, Irak, Mısır, İran, Çin, Rusya… Yani darbeci, sivil katliamlar yapan, otoriter rejimlerle yönetilen ülkelerle aynı kategorideyiz. Vah vah vah ülkeme, ne hallere düşürüldük. Freedom Hause raporunu okuyan bir Avrupa’lı olsaydım eğer Türkiye’yi gittikçe otoriterleşen, özgürlükleri sınırlayan, yaşanmaz bir ülke olarak görürdüm. Zaten istenen de bu ve başarıyorlar da. Batı’nın bölgemize ve ülkemize Oryantalist bakışı siyasi ve ideolojik analizleri de beraberinde getiriyor. Rapor, Türkiye ekonomisinin en güçlü olduğu zamanlarda bile Batı merkezli kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkemize verdiği komik notlar gibi, tamamen siyasi. Amaçları basın özgürlüğü üzerinden Türkiye’ye ayar vermek bir nevi Türkiye’yi pataklamak. Peki neden böyle bir değerlendirmede bulundum ? Söyleyeyim. Batı medeniyeti dünya üzerindeki oyun kuruculuğunun bozulmasını istemiyor ve kapalı kapılar ardında ittifak, işbirliği içerisindeler. Birbirlerine sımsıkı bağlılar.Dünya’da güç olarak beliren, sivrilen ülkelere siyasi suikastler düzenliyor, itibarsızlaştırma girişimlerinde bulunuyorlar.Bunları da çağımıza uygun şekilde yapıyorlar.

Basın özgürlüğü raporları

İfade özgürlüğü raporları

İnsan hakları raporları

Kredi derecelendirme kuruluşları raporları gibi.

Bakıyorsun ki Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya, Türkiye gibi ülkeler büyük yükselişte, bölgelerinde bireysel kararlar alabiliyor ve Dünya liderliğine oynuyorlar. Hemen ayar verme politikaları devreye giriyor. Ülkeler itibarsızlaştırılmaya, 3’üncü dünya ülkeleri gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bununla amaçlanan ise insanların hedefteki ülkeye karşı bakış açılarını değiştirmek, olumsuz görüşe sebebiyet vermek. Ve tabii iş burada bitmiyor, bu raporlar anında iç politika malzemesi haline dönüştürülüyor, hükümetler yıpratılıyor, ekonomik bunalım hatta krizler hedefleniyor. Yani anlayacağınız tam bir toplum mühendisliği girişimi. Bu tür raporların anlamını daha iyi kavrayabilmek için sözde üst düzeyde basın özgürlüğü olan ülkelere bakmak gerekiyor. Mesela özgürlükler ülkesi Amerika’ya… Amerika’da basın ne kadar özgür? Küçük bir araştırma ile anlıyorsunuz zaten. Merkezi New York’ta bulunan Medya İzleme Örgütünün açıkladığı raporda ” Amerikan Başkanı Barak Obama’nın attığı adımlar ve vadettiği şeffaflık, açık devlet anlayışı ile bağdaşmıyor ”deniliyor. Amerikan Basın Birliği’ne üye gazeteciler ise Amerika’daki basın özgürlüğü ihlallerini kınayarak Colorado eyaletinde yıl içerisinde gösteri yürüyüşü düzenlemişlerdi. Son olarak Missouri Ferguson’da siyahi bir gencin polis tarafından vurularak öldürülmesi ile başlayan basına uygulanan sansürü K.Kore dahi kınamıştı. Düşünebiliyor musunuz Siyahi halk bir aydır sokaklarda ancak Amerikan basınında yayın yapılamıyor, köşe yazarları olaylarla ilgili yorum yapmaya dahi cesaret edemiyor. Evet Amerika’nın kılıfı hazır; ” Ulusal güvenlik ”. Beyaz Saray ‘’Ulusal güvenlik’’ deyince Amerikan basını sus pus oluyor. Ve buna rağmen her ne hikmetse en özgür basın olma başarısını gösteriyorlar. Gülünç değil mi ? Sonuç olarak Batı, basın özgürlüğü raporlarını gelişmekte olan ülkelere karşı sopa olarak kullanıyor. Devlet ve Hükümet kavramlarını ayırt edemeyen aciz zihniyet, ülkesinde

Amerika’nın kuklası, piyonu olmaya devam ediyor.

YORUM YAZ



BENZER HABERLER