UŞAK 27°C
Az Bulutlu

DERSİM’ İN YAZILARI MELİYOR KUZULARI BEN BURAYA GELMEZDİM ALNIMIN YAZILARIpost_views_covls Görüntüleme

kategorisinde, 18 Kasım 2014 - 14:01 tarihinde yayınlandı

UGD

DERSİM’İN YAZILARI MELİYOR KUZULARI BEN BURAYA GELMEZDİM ALNIMIN YAZILARI

“Dersim dört dağ içinde / Gülü var bağ içinde / Dersimi hak saklasın / Bir gülüm var içinde” diye başlayan Dersim (Tunceli) Türküsü sanırım, 1937 ve 1938 yıllarında yapılan Dersim operasyonlarından sonra yakılmış, çok güzel fakat acı bir ağıttır.

Beni tanırsınız, 1963 yılında Uşak’ta doğmuş, 7 yıllık tahsil, askerlik ve kısa bir çalışma hayatım Uşak dışında geçti. Bu zaman dilimi dışında tüm ömrümü, Uşak’ta geçirmiş bir Uşak sevdalısıyım.  Aslımı sorarsanız, 1938 yılında Dersim’den Uşak’a göçmüş bir babanın oğluyum. Küçük yaşlarda yitirdiğim babam rahmetli Niyazi Kılınç, bugünkü bedesten üzerinde dava vekilliği yapardı. Lakapları; Avukat Niyazi ve Kürt Niyazi idi. Rahmetli babam 1932 yılında doğmuş. Onun babası adını gururla taşıdığım Salih dedem Osmanlı ordusunda Astsubay olarak görev yapmış, Dersim havalisinde “Salih Çavuş” olarak nam salmış, toprakları olan hatırı sayılır namlı bir yiğitmiş. Muhtemelen, Çanakkale Savaşı sırasında ayağından vurulunca refüze edilmiş (Çürüğe çıkmış) memleketine giderek orada yaşamaya başlamıştı.

Aydın bir insan olan merhum Salih Çavuş, Ulu Önder Atatürk’ün Elmalılı Hamdi Yazır’a Kur’anı Türkçeye çevirmesini istemesinden çok önce, bu konuda çalışmalar yapan “Kara Davut” adlı bir âlim kişiye destek olduğu için, düşman da kazanmaya başlar. O civarda bulunan bir köy muhtarı Salih Çavuş’u düşman beller. Dersim isyanı çıktığı sırada, bu muhtar, Salih Çavuş’u isyancıların başı diye jandarmaya ihbar eder. Jandarma, Salih Çavuş’u tuttuğu gibi “Munzur Çayı” kenarına götürür. Mahkemesiz, sorgusuz, sualsiz kurşuna dizer ve cesedini oracıkta bir yere gömer.  Mezarının nerede olduğunu dahi bilen yoktur.

Salih Çavuş, haksız yere kurşuna dizilip ölmekle kurtulmuş olur. Ölüm kurtuluş olmuştur. Çünkü asıl zulüm ve işkenceyi çocukları görecektir. Rahmetli babaannem, 2 kız ve 3 erkek çocuğu ile memleketi Dersim’ den sürgün edilir. Önce, Elazığ’ da bir toplama kampına, oradan, Sivas, Kırşehir, Ankara ve Uşak’a kadar sürülürler. Uşak’ta Akarca Köyü’ nde ikamete mecbur edilirler. Ayıbını anlayan Devlet, Dersim göçmenlerine, Banaz ilçesinden toprak verir. Banaz ilçesinden, Ankara istikametine giderken şimdiki demir yolu boyunda, verimli ve sulak tarlalar, Dersim göçmenlerinin umudu olur. Ne yazık ki, kader onları burada da rahat bırakmaz. Dersim göçmenlerine toprak verilmesini hazmedemeyen, o zamanın ırkçı ve kafatasçı güruhu, “Bitli Kürt, pis Kürt” diye bu feleğin sillesini yemiş insanları bir kez daha göçe zorlarlar. Dersimliler, Uşak merkeze gelir ve burada bir şekilde hayata tutunurlar.

Salih Çavuş ve ailesi Alevi ve Kürt kökenli olup “Şadi” aşiretindendir. Şadiler, tarihte ilk Kürt hanedanlığı kurmuş bir aşiret olarak bilinmektedir. Bu aşiret, aynı zamanda Alevi inancını taşır.  Şadi aşiretinin kurucusu, Şadi, onun oğlu Necmeddin, Necmeddin’in oğlu da tarihte önemli bir yer kaplayan “Eyyübi Devletinin kurucusu Selahattin Eyyübi’dir. Bu aşiretten gelen en tanınmış ailelerden birisi de; Ünlü ressam, şair Bedir Rahmi Eyüpoğlu, ve kardeşi siyasetçi Orhan Eyüpoğlu’nun mensubu olduğu ailedir. Dersim olaylarında “Şadi Aşireti”nin karıştığı en ufak bir olay kaydı yoktur. Olsa dahi merhum dedem Salih Çavuş, bir iftira sonucu sorgusuz sualsiz kurşuna dizilmiş ve çoluğu çocuğu kendi yurdundan sürgün edilmiştir. Bu zulümdür, işkencedir, haksızlıktır. Rahmetli babaannem ve babam, bana ve kardeşlerime, Kürt ve Alevi olduğumuzu, Dersimli olduğumuzu “Başımıza bir şey gelir” endişesi ile söyleyememişler ve gizlemişlerdir.
Babaannemi ve babamı çok küçük yaşlarda yitirdim. Amcalarım ve halalarım bu dünyadan yüzlerini göremeden göçüp gitti. Tüm bunları 30 yaşıma bastığım yıl, şu fotoğrafta yer alan ve kendisi de Dersim sürgünü olan Hıdır Amcam (Arslan) bana anlattı.

Tüm bunları niye yazdım? CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “Dersim olayları” nedeniyle partisi CHP adına özür diledi. Bana göre geç kalmış da olsa çok erdemli bir davranışta bulundu.

CHP’de Tanrıkulu’ nun bu erdemli davranışına tepki duyanlar da oldu. O da demokratik hakları, itiraz etmiyorum. Ama şu da bir gerçek ki, 20. Yüzyılın en büyük dramlarından birisi olan Dersim Olayları ile ilgili ahkam kesenlerin en ufak bir bilgisi yokmuş. Zahmet edip, google’den bir araştırma yapsalardı gerçeğin ne olduğunu görürlerdi.

Daha da acısı, Dersim hakkında ahkâm kesenlerin her şeyden önce vicdan sahibi olması gerektiğini düşünüyorum. Hz. Mevlana, ““Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” demiş. Dünün acılarıyla yarın kurulmaz. Ancak, geçmişten ibret alınıp yarınları oluşturmak gerek.

kaynak: www.usakport.com

YORUM YAZ



BENZER HABERLER