UŞAK 16°C
Parçalı Bulutlu

TÜRKİYE’NİN AB SERÜVENİpost_views_couzi Görüntüleme

kategorisinde, 22 Aralık 2014 - 0:50 tarihinde yayınlandı

10841200_412501638899797_42803686_n

Değerli arkadaşlarım,kardeşlerim,dostlarım.Değerlendireceğim bu yazıda Türkiye’nin AB serüvenini,dış politikadaki istikrarlı ilerleyişini ele alarak doğrularıyla yanlışlarıyla ifade edeceğim.
Bildiğiniz gibi Türkiye 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu(Eski AB adı) ile ortaklık anlaşmasını imzalamasıyla başlayan süreç 1987 yılında tam üyeliğe başvurmasıyla ivme kazanmıştır.AB ülkelerinin 1999 yılında aday olarak Türkiye’yi kabul etmesiyle ülkemiz 2005 yılında tam üyelik müzakerelerine başlamıştır.
Türkiye AB ile bütünleşmenin ilk aşaması olarak 1 Ocak 1996’da(dönemin Başbakanı Tansu Çiller) AB ile Gümrük Birliği’ne girmiştir.2000’li yıllarda Türkiye’nin AB’ye katılma sürecinde büyük bir hızlanma görüldü.2004 yılında AB ülkeler Türkiye’nin katılma müzakerelerine 3 Ekim 2005 tarihinde başmasına karar verdiler.Yukarıda belirttiğim gibi ülke 2000’li yıllardan sonra Avrupa ile iyi ilişkiler,müzakereler göstermiştir.Bu da iktidarın yadsınılmayacak başarılarından biridir.Peki gelelim işimdi asıl mevzuya.
Neden AB’ye giremiyoruz veya Neden AB’ye alınmıyoruz ?
Başta ekonomik olarak değerlendirelim;Türkiye 2000’li yıllardan sonra başardığı büyüme hızı AB ortalamasının çok üstünde olmasına rağmen,bütçe açığı,dış borç,işsizlik açısından ortalama olarak AB’nin çok altında kalmaktadır.Bunun yanısıra Türkiye’deki nüfus artışı AB ülkeleri tarafından sorun olarak görülmektedir ki bu da ayrı bir çelişkidir,Fransa şehir meydanlarına bilboardlara bebek afişlerini asarak nüfusu arttırmaya yönelik politika izleyen AB ülkesi değil mi ?
Bu nüfus hızından asıl endişelenmeleri dinsen nedenlere dayandırılabilir.Olası Türkiye’nin AB’ye katılması halinde 2020 yılında Almanya’yı geçerek AB’nin en büyük ülkesi durumuna ve Avrupa Parlamentosu’nda en fazla üyeye sahip olacaktır.Bu tahminler bazı AB üyelerinde endişe yaratmaktadır.
Ayrıca Türkiye’nin bazı komuşu ülkelerle arasındaki ilişkiler sık sık AB ile olan ilişkilerinde gündeme gelmektedir.Bunlara ilave olarak şunları da ekleyebiliriz;Türkiye’nin kültürel ve tarihsel kimliği AB ülkelerinde büyük endişe yaratmaktadır.AB ülkelerinin hemen hepsinin nüfus çoğunluğu Hristiyan’dır.Türkiye’nin AB’ye katılması halinde AB’nin ilk nüfus çoğunluğu Müslüman olan ülke olacak.Bu bilgiler aktardıktan sonra şimdide kişisel görüşlerimizi ifade edelim.
Sizce AB;Avrupa’da İslam sancağını yüzyıllardır dalgalandıran atalarının torunlarını isterler mi ?
Avusturya katedrallerinde Osmanlı akınlarının korkusuyla çan çaldıklarını unutarak bizler isterler mi ?
Emri üzerine Fransa’da yüzyıl dans yasaklattıran bir imparatorluğun devamını isterler mi ?
Filistin,Irak,Afganistan,Pakistan,Arakan,Mısır,Libya,Lübnan ve diğer mazlum İslam ülkelerine yardım eden bir İslam ülkesini isterler mi ?
İran’a yapılan müeyyideler karşılığında İran ile Uranyum anlaşması imzalayan ülkeyi isterler mi ?
Çin’le gergin olan ilişkilerine rağmen Çin ile füze anlaşması imzalayan ülkeyi isterler mi?
Sizce Hristiyan birliğinde İslam ülkesini isterler mi ?

YORUM YAZ



BENZER HABERLER