UŞAK 26°C
Sisli
Son Dakika Haberler

UŞAK ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK’ Ü ANDIpost_views_couzu Görüntüleme

kategorisinde, 17 Kasım 2014 - 14:30 tarihinde yayınlandı

ATAT

Uşak Üniversitesi tarafından 17 Kasım 2014 tarihinde “Atatürk’ün Ebediyete İntikalinin 76. Yılında Atatürk’ü Hatırlamak” adlı konferans düzenlendi.

Mustafa Kemal Paşa Amfisi’nde gerçekleşen konferansa Rektör Prof. Dr. Sait Çelik, Celal Bayar Üniversitesi Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurettin Gülmez, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sayın Dalkıran ile Prof. Dr. Hasan Tosun, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Konferansta “Atatürk’ün Ebediyete İntikalinin 76. Yılında Atatürk’ü Hatırlamak” konulu bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Nurettin Gülmez Atatürk’ün insani yönünden bahsederek Atatürk’ün doğaüstü bir insan olmadığını ancak dahi bir lider ve iyi bir asker olduğunu söyledi. Atatürk’ün açık sözlü, hoşgörülü ve ayrıcalığı sevmeyen bir insan olduğunu belirten Prof. Dr. Nurettin Gülmez “ Atatürk’ün insani yönünden mutlaka bahsetmek gerek. Kendisi çocukları çok seven bir insandı. Savaş yıllarında bile çocuklarla yakından ilgilenmiş, birçok çocuğun hamiliğini üstlenmiş ve birçoğunu da evlat edinmiştir. At, güvercin ve köpekleri severdi. Dans etmeyi, özellikle valsi severdi. Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi. Zeybek oynarken özüne dönerdi. Rumeli ağzıyla konuşmayı severdi. En başarılı dersi matematikti. Simetri takıntısı vardı. Her gün spor yapardı. Laik ve aynı zamanda dine saygılıydı. Dolmabahçe Sarayı ve Çankaya Köşkü’ne hafızları sık sık çağırtarak Kuran okutmuştur. Milletini severdi. ‘Millete Efendilik Yoktur, Millete Hizmet Vardır’ demiştir.”dedi.

Prof. Dr. Nurettin Gülmez sunumunda ayrıca Atatürk yönetimindeki 15 yılda ortalama; yıllık yüzde 4-6 oranında reel büyüme olduğunu, enflasyonun olmadığını belirterek üretim üzerindeki etkileri olumsuz olan bütün vergi ve harçların kaldırıldığını aktardı.

Sunumunda Atatürk ve dini aydınlama ile ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Nurettin Gülmez konuşmasında şunları söyledi: “Atatürk, Türk tarihinde ilk defa Kur’an’ın Türkçe mealinin yazılmasını sağlamış ve önce Mehmet Akif’e ve sonra Hasan Basri Çantay’a tercüme sipariş edilmiştir. Elmalılı Hamdi Yazır’dan Türkçe bir Kur’an tefsirinin yazılmasını istemiştir. “Hak Dini Kur’an Dili” adlı eser, böylece meydana getirilmiştir. Buhari’nin hadislerinden Tecrid-i Sarih Tercümesinin yazılmasını ve devlet eliyle basılıp ücretsiz dağıtılmasını sağlamıştır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in hayatına dair bir kitabın tercüme ettirilmesini istemiştir. Böylece İslâm’ın, birinci el kaynaklardan öğrenilmesinin yolu açılmıştır. Yüksek din uzmanlarının yetiştirilmesi için üniversitelerde, İlâhiyat Fakültelerinin kurulmasını sağlamıştır. İmam ve hatip yetiştirilmesi için 1924’te imam ve hatip okulları da açılmıştır.”

Atatürk’ün bilime verdiği önemden de bahseden Prof. Dr. Nurettin Gülmez Atatürk’ün “İtiraf ederim ki, düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan daha çok çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek demek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim, teknik ve her türlü medeni buluşlardan azami derecede yararlanmak gereklidir” dediğini hatırlatarak Atatürk’ün özellikle aydınların halkı doğru anlamaları, halkı tanımaları ve buna göre idealler oluşturmaları gerektiğine inandığını ifade etti.

Günümüzde Atatürk’ü hatırlatan demokrasi ve cumhuriyet olduğunu dikkat çeken Prof. Dr. Nurettin Gülmez “Kuruluşundan beri etrafında bitmeyen savaşlar yaşansa da, petrol ve enerji fırtınaları kopsa da, terör ve eşkıyalık faaliyetlerinin odaklarında dolaşsa da, emirlik, krallık, sultanlık ve totaliter ideolojiler tarafından çevrelense de, birçok silahın ilk denediği yerlerin merkezinde olsa da, bir istikrar adası olarak Türkiye var.  150 yıllık birikimiyle bir anayasamız var. Bazen susturulsa ve bazen de eleştiri ve etik sınırları aşsa da, adını sayamayacağımız kadar gazete, dergi, radyo ve televizyonu ile her şeyin bütün ayrıntısı ve şiddetiyle tartışıldığı bir basınımız var. Bazen İstiklal Mahkemeleri, bazen İnkılâp Mahkemeleri, bazen Devlet Güvenlik Mahkemeleri, bazen Özel Yetkili Mahkemeler, bazen bazı grup ve kliklerin hakimiyetindeki mahkemeler, sıkıştığımızda kapısını çalmak zorunda kaldığımız, Yargıtay’ı, Danıştay’ı, Sayıştay’ı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Baroları ve Anayasa Mahkemesi ile bir hukuk sistemimiz var. 1933 Üniversite Reformu ile gelişmeye başlayan, uluslararası etkinliği olan üniversitelerimiz var. Kapalı ekonomiden küresel ekonomiye uyum sağlayan, bir toplu iğne bile üretemezken, kendi uçağını, tankını ve füzesini üretebilen, güçlü denebilecek bir ekonomimiz var. Türk milleti, içteki ve dıştaki sömürgecilerin elinde tutsak olmasın ve yok olmasın diye, çağdaş olsun ve bağımsız olsun diye, varlığını Türk varlığına armağan eden, büyük insan, Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete yürüyüşünün 76. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad olsun.”dedi.

Konferansın sonunda Rektör Prof. Dr. Sait Çelik konuşmasından dolayı Prof. Dr. Nurettin Gülmez’e teşekkür ederek üniversitemizin plaketini verdi.

YORUM YAZ



BENZER HABERLER